Sosyal Politika

Türkiye’de Çocuk Suçluluğunda Öncü Çalışmalar (1930-1954)

ÇOCUK SUÇLULUĞU VE MAĞDURİYETİ SEMPOZYUMU Mayıs 27-28, 2010 – Diyarbakır, Türkiye Değerli Konuklar, Burada ülkemizin geleceğini konuşmak için toplandık. Her söylenecek söz, yapılacak öneri altın değerinde. Çünkü bugünkü çocuklara bakarak, yarın ülkemizin nasıl bir ekonomik-sosyal yaşamı olacağını tahmin edebiliriz. Orta afrika ülkelerinde eline silah verilmiş çocukların fotoğraflarını gördükçe içimiz cız ediyor. Neden ? Çünkü onların…

27 May 2010

Ostim’in Değişen Yüzü

Metro’ya binip Batıkent’ e gitmek isterseniz; bir durak önce OSTİM yazısı ile karşılaşırsınız. Batıkent’ e dolmuş ile gitmek isterseniz, Ostim’ in içinden geçersiniz. Ostim, Türkiye’nin en büyük 2.küçük sanayi sitesi. Onu tanıyanlar, bu sanayi sitesinde imkansızın bile üretilebileceğini iddia ediyorlar. Ostim’ i tanıdığımda o henüz 2-3 yaşlarındaydı. Bense 31. Yıl 1982 … Yolları asfalt değildi;…

01 May 2010

Türkiye’de Çalışan Çocuklara Yönelik Sosyal Politika Önerilerinde Kilometre Taşları

İnsanların en büyük heyecanlarından, meraklarından, tutkularından biri sonsuzu yakalamak… Hayaller kurdular, reenkarnasyona inandılar; ama bugüne kadar elle tutulur bir ilerleme gösteremediler. Bir tek çocuklarıyla torunlarıyla sonsuza ulaşma olasılığını ellerinde tutuyorlar. İşte sonsuzu yakalamak için bir araç olarak gördüğümüz çocukları, günübirlik gereksinmeler uğruna tüketmek, insanlığın kabul edebileceği bir tüketim biçimi değil… Toplum, geleceğini ve sonsuzluk hayalini…

01 Oca 2010

Göç Olgusu, Hemşehrilik Örgütleri ve Ulusal Devlet

Türkiye, farklı kültürlerin birarada yaşamasının hem zenginliğini, hem de engellerini birlikte yaşamaktadır. Bunda bir ulus devlet olarak bütünlüğünü koruma kaygısının da büyük etkisi vardır. Buna karşılık Osmanlı İmparatorluğu döneminde çok daha geniş bir coğrafyada çok değişik kültürlerin, birarada yaşaması söz konusuydu. Ama devleti tehdit etmedikleri için onlara aldırış eden olmamıştı (Ermeni çeteleri, Balkan ve Celali…

01 Tem 2009

Gönüllü Bilgi – Deneyim Paylaşımı

İşçi sağlığı iş güvenliği (İSİG), çok bilimli ve dinamik bir konudur. Bu iki özellik, bu alana, bilim ve teknoloji eksen alındığında bir derinlik kazandırmakta ve sürekli yeni bilgiler edinme gereksinimini duyurmaktadır. İSİG, çok bilimlidir ; bir kişinin tek başına her konuyu bilmesine olanak yoktur. İSİG, dinamiktir; bir kişinin her gelişmeden haberdar olmasına olanak yoktur. Bu…

01 May 2009

“Kentli Evi” Kavramsallaştırması1

BÜYÜTEÇ : Kentlileşememe “Çocuğun yeri neresidir?” sorusunun yanıtı yalındır. Çocuğa bile sorsanız size, “Bunu bilmeyecek ne var: Evi, annesinin babasının yanı.” der. Yaşama baktığımız zaman bu sorunun yanıtının, bu kadar yalın olmadığını, bir çok etmenin de itmesiyle farklılaştığını görürüz. Ama bu “gerçeklikler” bizim görevimizi değiştirmez. Biz “çocuğu”, eviyle, annesiyle babasıyla barışık kılmak zorundayız. “Barışık” sözcüğü…

01 May 2009

Beyin Göçünden Beyin Gücüne : Evrensel Olan ile Ulusal Olanı Buluşturmak

1 GİRİŞ 21.Yüzyılın bilgi çağı olarak niteleneceği gelişinden belliydi. Anımsanacağı gibi,bu yüzyıla girerken en büyük korku bilişim sisteminde yaşanacak 2000 yılı sendromuydu. “99”dan “00”a dönüşememenin, bankacılık sisteminden, “e-devlet” e kadar bir çok konuda yıkıcı etkiler yapabileceğinden korkuluyordu. Ama “ortak akıl” bunu aştı. 2000 sendromunun “dahi” doktoru, “ortak akıl”dı. Dolayısıyla bu yüzyıla da onun damgası yakışır….

01 Oca 2009

“Kentli Evi” Kavramsallaştırması Temelinde “Genç Kız Evi” Modeli

7.Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar Sempozyumu, 8-9 Kasım 2008, Şanlıurfa “Çocuğun yeri neresidir?” sorusunun yanıtı yalındır. Çocuğa bile sorsanız size, “Bunu bilmeyecek ne var: Evi, annesinin babasının yanı.” der. Yaşama baktığımız zaman bu sorunun yanıtının, bu kadar yalın olmadığını, bir çok etmenin de itmesiyle farklılaştığını görürüz. Ama bu “gerçeklikler” bizim görevimizi değiştirmez. Biz “çocuğu”, eviyle,…

08 Kas 2008

Mücadelecilik

HEDEF Nusret Fişek ile ilgili sıkça anlatılan anılardan biri, Nüfus Planlaması Kanunu’nu TBMM’den çıktığında, bir iktidar partisi milletvekilinin, “Bu Kanun bir Müsteşar’ın inadı yüzünden çıkıyor” diyerek, Nusret Fişek’i kastetmesidir. Burada seçilen “inat” sözcüğünün yerinde olup olmadığını uzun süre düşünmüşümdür. Kanımca, burada “inat” sözcüğünün yerine “mücadelecilik” sözcüğünü koymak gereklidir. Gerçekten de, Nusret Fişek’in yaşamı, böyle “mücadelecilik”…

01 Kas 2008

Bir Danışıklı Döğüş : Beyin Göçü

Tüm insan hakları belgelerine baktığımız zaman “eğitim”i bir hak olarak tanımladığını görmekteyiz. Aynı şekilde bu belgeler, “zorunlu ilköğretim”i de devlete bir görev olarak yüklemektedir. Bu bir çok yönden doğrudur. Çünkü eğitim, kendini tanımanın, dünyayı tanımanın ve dünya nimetlerine ulaşmanın olmazsa olmaz koşuludur. Ama insanların yaşadıkları ekonomik düzen o denli belirleyici ki, bu en doğal insan…

01 Kas 2008