Şiddete Karşı Düşünce Ortamı

“Şiddete Karşı Düşünce Ortamı” (19-20 Nisan 2008, Ankara)
Açılış Konuşması :

Değerli dostlarımız,
Hoşgeldiniz.
Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı, Türkiye Gençlik Federasyonu ve Çankaya Belediyesi’nin birlikte düzenledikleri iki güzel etkinlikte buluştuk.

Çalışan çocuk fotoğrafları, hem bir zaman dilimindeki karanlığı bize gösteriyor ve hem de bize bu karanlıktan çıkmak için yol gösteriyor.
Vakfımız tam 6 yıldır fotoğraf sanatçılarıyla birlikte bu “ilk”e imza atıyor. Sanatçılarımızın çok değerli çalışmalarını A salonunda görebilecek; onların ödül törenlerine bugün saat 17.30’da tanık olabileceksiniz.

Diğer etkinliğimiz, şiddete karşı düşünce ortamı … Vakfımız 1992 yılından beri seçtiği bir konuyu çeşitli yönleriyle aydınlatmak için sayısız düşünce ortamı düzenledi. Bu kez bir “sempozyum” biçiminde ve iki kuruluşla ortaklaşa düzenledik. Buradan çeşitli fikirlerle zenginleşerek çıkacağımıza hiç kuşkumuz yok.

Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı, bir düşünce ve eylem kuruluşu. Gücünü gönüllülerinden ve birlikteliklerinden alıyor. Amacı, toplumdaki eşitsizliklerle ve adaletsizliklerle savaşmak.

12 Mart 1970 öncesinde, radyolarda dinlediğimiz masalları anımsıyorum. Kaba güce ve şiddete karşı, zayıfların biraraya gelerek nasıl üstün gelebildikleri anlatılırdı. 12 Mart’lardan 12 Eylül’lerden sonra bize başka masallar anlatılmaya başlandı.

İşte dünyada küreselleşme rüzgarları, Türkiye’de zenginin yoksula, gericinin ilericiye üstünlüğü ve aradaki uçurumun derinliği bu tarihlerden sonra hızla arttı.

Geçen gün, çok çocukluluğu (pek yakındır ki çok eşliliği) savunan bir bakan, karşıtlarını “60’lardan kalan fikir”leri savunmakla suçluyordu. Doğru biz 60’lardan hatta 20’lerden kalan fikirleri savunuyoruz.

Çünkü küreselleşme insan özürlüdür. O yalnızca bir şeyi görür; parayı. Biz ise insanları seviyoruz ve onların yüzünün asılmasından bile derin bir acı duyuyoruz; nerede kaldı şiddete uğraması.

Bu “düşünce ortamı”nda, bize yeni yeni bakış açıları kazandıracak değerli katılımcılara; bu etkinliği birlikte düzenlediğimiz Türkiye Gençlik Federasyonu ve Çankaya Belediyesi’ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yurtta barış, dünyada barış dileklerimizle.

Gençliğe Yönelik Bir Şiddet Türü :
İşsizlik

Prof.Dr.A.Gürhan Fişek

Bir iş sahibi olmak neden bu kadar önemli ?

  • Çoğu kişi bu soruya hiç beynine danışmadan yanıt verir : Karnını doyurmak için… Yanlış.
    İnsanlar toplumda varolabilmek, bir kimlik edinebilmek için çalışırlar. Elde ettikleri başarılar onların özgüvenlerini arttırır, yaşamlarına anlam katar.

Hayatta başarılı olmak için okumak şart mı?

  • Çoğu kişi bu soruya hiç beynine danışmadan yanıt verir : Okuyup da ne olacak?
    İşsizlik istatistiklerine baktığımız zaman, bu yanıtın içinin boş olduğunu görürüz.

İstihdam ve eğitim arasındaki ilişki (%)
(TÜİK Ocak 2008 Hane Halkı İşgücü Anketi) :

Eğitim Düzeyi Erkek Kadın
Lise altı 69,0 18,3
Lise ve dengi mezun 70,8 30,6
Yüksek öğretim Mezunu 83,6 69,6

Demek ki, yine aynı kaynakta gençlerin işsizlik oranlarının, neredeyse, toplumda görülenin iki katı olduğu yolundaki bulgular, sorunun eğitim düzeyinin fazlalığından değil, yönetimden kaynaklandığını ortaya koymaktadır.

Kaldı ki, başarı kavramını da irdelediğimiz zaman, “bilgi-fikir” sahibi olmadan nasıl bir başarı elde edilebileceğinin de koskocaman bir soru işareti olduğu ortaya çıkar. Toplumda, “bilgi” sahibi olmadan “fikir” sahibi olunamayacağını en güzel Uğur Mumcu belirtmişti. Ama o zamandan buna, boş (geyik) konuşmaların ne kadar arttığı, bunun reklamlarla bile özendirilmeye çalışıldığı da gözden kaçmamaktadır.

Seçenekler :

  • İşsizlik – İşe Yaramazlık – Toplumdan Dışlanma korkusu.
  • İşçilik – İş Güvencesizliği – Sosyal güvencesizlik
  • İşsizlik – muhtaçlık – sosyal yardım bağımlılığı

Korku insana neler yaptırmaz ki:

  • Eğitim için çılgınca para harcamaya başlar.
  • Düşük ücretle düşük nitelikli işlere razı olur. İşinden atılmamak için de dört elle sarılır.
  • Çok yetenekli ise “varolabilmek” için “beyin göçü”nü düşünmeye başlar.

TUİK – Hane halkı işgücü anketi :

İşgücüne katılım oranları (%) :

  • kentlerde : 44,4
  • kırda : 48,0
  • erkeklerde : 69,6
  • kadınlarda : 22,3

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) aralık ayı hane halkı işgücü anketi sonuçlarını açıkladı. Ankete göre 2008 Ocak ayındaki işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3 puanlık artış göstererek yüzde 11,3 düzeyinde gerçekleşti.

  • Nüfus projeksiyonları hazır edilemediğinden, tahmini değerler esas alınmıştır. Böylece işsizler 3.288.744 kişi azalmıştır.
  • İş bulmaktan umudu kesenler ile mevsimlik işçiler de işsizler arasında sayılmamıştır. Eğer onlar da hesaba katılsaydı, işsizlik %20,5 olarak görülecekti.
  • AKP döneminde, iş bulmaktan umudunu kesenler %77 oranında arttı.
  • Tarım tasfiye edilirken, 2 milyon kişi tarım kesiminin dışına çıktı.

Demek ki, her 5 kişiden biri işsiz…
Genç işsizliği ise bunun çok üstünde. Resmi verilere göre, 15-24 yaş diliminde kentlerde %22,1 ve kırsal alanda %18,7 genç işsiz.
(Toplam işgücünün %17,4’ü bu yaş diliminde yer almaktadır.)

UN WORLD POPULATION CONFERENCE 1974
Kulturleri birbirinden farklı ülkelerde yapilan arastirmalar
gostermektedirki, cok cocuklu ailelere kiyasla, cocugun
egitimi icin ana ve babanın desteği yeterli olmamakta, bu ailelerin
cocuklari okumaya azla istekli olmamakta ve bunların yeterenleri yeter
derecede gelisememektedir. Asiri nufus artis sorununun cozmek, bir
ulkede egitim duzeyini gelistirmek isteyenlerin bir tarafa itecegi bir
onlem degildir.

ORGANSKI
Bir ulusun ekonomik yonden cağdaslasmasinin, gelismesinin ne kadar
hizli oldugunu saptamak istiyorsaniz, tarim, sanayi ve hizmet sektorlerinde
calisan nüfusun dagilimina bakiniz. Bir toplumun yasanti duzeyi
konusunda bilgi
istiyorsaniz beklenen yasam suresine bakiniz. Cunku, yasanti duzeyini
saptamak
icin uygarligin insan yasamina ekledigi yillardan daha iyi bir olcut
yoktur.
Eger bir ulusun kultur duzeyini bilmek istüiyorsaniz kisilerin okulda
kacinci sinifa kadar okumus oldugu, bir baska dteyimle orgun egitim duzeyi,
bir fikir verebilir.

TUİK ÇALIŞAN ÇOCUKLAR 2006 :