İş Sağlığı Güvenliğinde Büyük Tuzak

(www.mulkiyehaber.net 17.05.2016)

OSTİM patlamaları, Soma ve Ermenek kazaları, toplumun, işçilerin çalıştırılma koşullarına eğilmesine yol açtı. Bu konuda müthiş bir duyarlılık oluştu. Özellikle Soma kazası üzerine, rapor üzerine rapor yayınlandı. DİSK’in 1 Mayıs mitinginde ilan ettiği, üç önemli gündem maddesinden birinin iş sağlığı güvenliği olması da bu duyarlılığın göstergesidir.

Soma kazasının ikinci yılını doldurduğumuz bu günlerde, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından söz verilmiş tazminat ve maaş bağlama işlemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Ölen madenci yakınlarına TOKİ’den ev verileceği sözü verilmişti; bu sözün de kısmen tutulduğu bildirilmektedir. Yani “Ölen öldü. Kalan sağlar bizimdir” mantığı bu kez de uygulanmıştır. Evi alan sağların sesi duyulmaz oldu.

Ama işin özünde, verilen ama tutulmayan iki söz var. Bunlardan birincisi Anayasa’nın 49. maddesi :

Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

Devlet bu sözün gereğini yerine getirseydi; ne yukarıda saydığımız büyük kazalar olurdu; ne de her yıl 1.500’ün üzerinde ölümlü iş kazası ve her gün 4-5 iş kazası olurdu.

İş Sağlığı Güvenliği Yasası, 4.maddesinde, “işveren, çalışanların iş ile ilgili sağlık ve güvenliği sağlamakla yükümlüdür” diye söz veriyor. Bu sözün gereği yerine getirilseydi; ne iş kazası ne de meslek hastalıklarına rastlardık. Çünkü her ikisi de önlenebilir niteliktedir.

Ama bu sözleri tutmak yerine, “tazminat” ödemekle yetiniyoruz. İnsanları para ile susturmak ve yeni iş kazalarına çanak tutmaktır. Çünkü işçileri, önlem aldırma sorumluluğundan caydırmaktadır.

İş sağlığı güvenliği alanında yapılan yerli ve yabancı yayınlar, işçilerin tehlikeli işleri, eğer ucunda iyi bir tazminat varsa kabul ettiğini ortaya koymaktadır. Kendi canını hiçe sayıp, geride kalanları rahata erdirme yüce gönüllülüğü, işverenler ve yasa koyucu tarafından “tazminat ödemeleri yapılarak” kötüye kullanılmaktadır.

Şöyle ki :

  • Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamaları, Bismarck’tan (1883) kalma “tazmin edici” yaklaşıma dayanmaktadır. “Önlem” ya da “caydırıcılık” olanağı veren maddeler çok ender kullanılmaktadır.

  • Fazla mesai yapılmasının yasak olduğu işlerde (örneğin kurşun ve kaynak işleri), günlük 7,5 saatten fazla çalıştırmak olağandır. İşçinin sağlığını bozacağı için getirilen yasal engellemeye kimse uymamaktadır. İşçiler de, fazla para alabilmek için bunu sessizce onaylamaktadırlar.

  • Buna karşın, yasalarda fiili hizmet zammı, itibari hizmet zammı adı altında, buna benzer tehlikeli işlerde çalışanlar için, “tazminat” hükümleri getirilmiştir. Toplu iş sözleşmelerinde, yıpranma zammı vb gibi ek ödemeler kabul edilmiştir.

  • Yasaların öngördüğü koruyucu sağlık uygulamaları yerine, reçetelerle avunulmaktadır. Meslek hastalıkları, böylece, gözden kaçırılmaktadır.

Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, iş sağlığı güvenliği önlemleri aldırma konusundaki kararlılığı da tartışılır. Bunun en önemli kanıtı, Bakanlığın bu alanda çıkardığı yasa ve yönetmelikleri “erteleme” alışkanlığıdır.

Bütün bunlar, işçilerin, “can kaygısıyla işi reddetme hakkı” başta olmak üzere, iş sağlığı güvenliği önlemlerini aldırma konusundaki istekliliğini kıran uygulamalardır. Bu tuzaklara yıllardır düşülmektedir.

Bu tuzaklara karşı ilk önce sesini çıkarması gereken, işçiler ve onların sendikalarıdır. Kazanımları, yalnızca “para”ya indirgemek, yıllardır yapılan ama sonuç getirmeyen bir yaklaşımdır. Sevdikleriyle mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürebilmek için, mücadele etmek gerekir. Bizlere düşen de, onları uyarmaktır.

KAYNAKLAR :

  • TC Anayasası

  • İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

  • Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedibuçuk Saat veya daha az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik (R.G. 16 Temmuz 2016/28709)

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası

  • Soma’da Kalpler Kuruyor”, Cumhuriyet Gazetesi 14 Mayıs 2016 s.9